1950’den beridir, İkinci Sanayileşme’ye veya Bilgi Çağı’na girdik.
5.000 yıllık dünya sistemili tarih bütününe baktığımızda, bilginin baki
kalan tek ekonomik, kültürel ve zihinsel değer olduğunu görüyoruz.
Ne zaman ki yeni ve farklı bilgi üretimi ve yayılımı duralıyor, tarih de o
yerzamanlarda istop ediyor, denebilir.
Şerh: Orta Çağ’ın karanlık bir çağ olmadığını biliyoruz. Ancak, o dönemde
üniversitelerin ilk kez kurulması ve Eski Yunan bilgilerinin rönesansı, bir
ilerlemeden çok bir durmanın düzeltilmesiydi. Ayrıca, Aristo’nun hem İslam’a,
hem de Hristiyanlık’a yedirilmesi, gerçek engizisyonu oluşturdu. Bu Aristo’nun
kabahati değil ayrı konu ama özdeşlik ilkesinin geçersizliği ve onun sonuçları onun
kabahati.
Bilgi, son 60 yılın en değerli metası durumunda. Bugün bize satılan
teknoloji harikalarının çoğunun icadıyla pazarlanması arasında onyıllar geçmiş
olabiliyor, çünkü bir önceki ürünün pazarı henüz doymamış oluyor.
2000’lerde durum iyice değişti ve artık bilgi bir hegemonya aracı
durumunda.
‘Encyclopedia Britannica’nın onyıllarca pahalı bir meta olması ve
Wikipedia’ın çok değil 10 yılda, bilgisel açıdan onu sollayıp, bedava
kullanılabilir olması herşeyi değiştirdi.
Ardından Wikileaks hegemonya savaşları oldu.
Burada da moda devreye girdi ve ‘hacker’lar bir moda oldu. Oysa, ‘Hacker
Manifestosu’ çok önce yazılmıştı.
En son şöyle bir olay yaşanmış:
“Uluslararası internet korsanları Anonymous'un son günlerdeki hedefi, 8
Türk ve 1 Yunan'ı öldüren Almanya'daki Neo-Naziler oldu. Grup, aşırı sağcı
partiye para yardımı yapanların isimlerini de deşifre edecek.”
Burada bir sorun yok.
Sorun, şurada başlıyor:
“Alman Gazeteciler Birliği ve ‘Nazilere Karşı Birlik’ adlı sivil kuruluş,
Anonymous'un bir süzgeçten geçirmeden bazı bilgileri yayınlamasının doğru
olmadığını açıkladı. İki kuruluş, kesin bilgiye dayanmayan bu verilerin birçok
insanı zor durumda bırakacağını belirtti.”
Peki bu kuruluşlar, birileri internette kürtaj yapan doktorları boy hedefi
gösterip, bazılarının ölümlerine yol açılırken ne yaptı? Papa habire bilim
konularında fetva verirken ne yaptı? Hiçbir şey.
Gelelim ince konuya:
Kesin bilgi nedir?
Bu paralar, zaten kayıtdışı olarak verilmiş. Yani, resmi olarak yapılmış
hiçbir şey yok.
Ancak diğer açıdan bakalım:
Anonimciler pekala biliyorlar ki bu bir savaşa yol açacak. Enselerine
binmek için, ‘eski ‘hacker’ / suçlu (bu nedenle hapse atılmış) - yeni polis’
birileri internette peşlerine düşecek.
Bilgi savaşını anlıyorum. Kazanamayacağın bir savaşa tartmadan girmeyi
anlamıyorum. Savaşa kazanmak için girersin.
Soru bu:
Dünya internet özgürlükçüleri, bu savaşı kazanabilir mi?
Korsan Partisi’nin süreçlerine bakınca, doğrusu umutsuzluğa kapılıyorum:
Çok ergence, çok sorumluluksuz, çok gayrıciddi...
Devrim savaşı gibi, bu bilgi özgürlüğü savaşı da ergeç kazanılacak. Tarihin
büyük sayılar kuramı öyle soylüyor ama durum öyle diye birilerini harcamanın
gereği yok.
Diğer bir deyişle:
Hiçbir Anonimci’nin veya Korsan Parti’cinin ölüme veya hapse hazır olduğunu
sanmıyorum ama karşılarındakiler doğrudan kıyım peşindeler.
Sonuçta Wikileaks’in başındaki adam ünlü ve dışarıda ama bilgileri sağlayan
er cezaevinde taciz (dayak kesinleşti) ve belki de tecavüz yaşıyor.
Savaş bizimle ilgilenmeye başladı. Biz ne yapacağız?
(8 Ocak 2012)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder