Korsan ürünler
kullanmada Türkiye, dünyada ilk 10’a girmiş ve oran % 45 imiş.
Kendi deneyimlerim
açısından, eğitim ve gelir olarak ilk % 5’e ve en alt % 20’ye bakarak
konuşuyorum. Bu oran onlarda pratik olarak % 100.
Eğitimli ve üst
gelirli düzey için bu durum, aldıkları ürünün korsan olduğunu ve/ya ailenin en
çok bilgisayarda işletilen sanat ve kültür ürünü kullanan üyesi olan çocuğun neler
yaptığını bilmemelerinden kaynaklanıyor.
Alttaki % 20’ye
gelince: Neo-liberalizm var. Çaresizlik var. Üst sınıflara karşıki lümpen nefret
var. Yaptığı kötülük olsa bile, buna ayamama var.
Şöyle
karşılaştıralım:
Gerçekte ne müzik, ne
de sinema ürünü satışları yılda 20 milyon taneyi geçmiyor. Oysa, işyerleri,
internet kafeler ve okullar dahil bu ülkede 20 milyon PC var. Onlarda
kullanılan onlarca MP3 veya oyun türü ana malzemelerin hepsi korsan ve zaten
bunun olmamasını denetleyecek koşullar yok. Toplamda yüz milyonlarca adet
ediyor.
Bir durum daha var: O
insanlar, o ürünler korsan olmasa, gerçeklerini, belki bedava bile olsa
kullanmayacaklar. Başka bir örnekle açımlayayım: Bazı insanlar, eğer birinci el
giysi, ikinci el giysiden ucuz olsa bile, yine ikinci el giysi kullanırlar:
Kültürel bir koşullanmışlık durumudur bu.
Asıl bir de takas var,
korsanı besleyen. Arkadaş grupları sürekli ellerindekini birbirleriyle değiştiriyorlar.
Sonra onlar çöpü boylayıp, başkalarının
kullanımına geçiyor.
(6 Kasım 2011)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder