Vadesi ne olursa olsun, bir telif veya patent er veya geç kamunun malı
olur.
İşte, en büyük sorun burada başlar:
1000 milyar kişide 100.000 kişi, patentlik veya teliflik iş yapıyor ve
milyonda dokuz yüz bin doksan dokuz bin dokuz yüz doksan dokuz kişi üzerine yatıyor.
Bu kişisel bir savaş:
Epeyi şahsıma özgü düşünce ürünlerimi / entellektüel mülkiyetimi ya yok
ettim, ya da çok saklı duruma getirdim. Yalnızca insanlıktan nefret ediyorum, o
kadar.
Tabii ayrıca, o entellektüel ürün kamuya filan mal olmuyor. Bazı uyanıklar
onu çoğaltıp, satıp, para kazanıyorlar. Örneğin, Batı klasikleri gibi...
Eh, onun da dermanı var: Metinlerimi internete koyuyorum.
Şerh: Sol tarihi açısından önem taşıyan ve 1970’lerde yayınlanmış ‘Birikim’
dergisinin nüshaları internete konmasına karşın, hala takımı epeyi para eder
durumda kaldı.
Ana düşünce ve çıkış:
Entellektüel ürünlerin tamamına yakını insanların hiçbirini ilgilendirmez.
Eğer zorunlu eğitim olmasa, internet / e-kitap dahil okuma oranı büyük ölçüde
düşer.
İnsan türü 5.000 yıllık tarihin ardından bilim, sanat ve düşün
sınavlarından çaktı.
(9 Mayıs 2012)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder